SOSYAL AĞLAR

An Lu-Shan (Onluk) Başkaldırısı

    Uygurlar, Doğu Göktürk Kağanlığı ile sürekli kavga durumundaydı. 
    742 yılında Uygur egemeni Kutluk Bilge Kağan, Karluklarla ve Basmıllarla birleşerek Doğu Göktürk Kağanlığı'na saldırdı.744 yılında onları egemenliği altına aldı. Göktürk Kağanı Bolmış öldürüldü. Ardından Basmıl Kağanı Asinas da öldürüldü ve tek Uygurlar Orhun'a sahip çıktılar.
    Kutluk Bilge Kağan buyruğunda olan ve 19 boydan oluşan Doğu Uygurlarını On Uygur (On boy) ve Dokuz Uygur (Dokuz Boy) olarak teşkilatlandırdı. 
    
    Kutluk Bilge Kağan Çin'i yöneten Tang Hanedanı ile dostluk kurmayı seçti. Böylece güçlenmeyi ve devletini kendine getirmeyi amaçlamıştı. Bu siyasetinde de çok başarılı oldu. 
    Ardından oğlu Bayançur Tahta geçti.
 
    Tang Hanedanı zor günler yaşıyordu. İmparator Hsuan-tsung komşularıyla ilişkilerini düzenli kuramadığı gibi iç işlerinde de büyük sorunlar yaşanmasına engel olamıyordu. Karayandan(Kuzey) gelecek tehlikelere karşı 400 bin kişilik bir ordu kurmuş, bunu da sınıra yığmak zorunda kalmıştı. Bu kalabalık orduya bakmak, ihtiyaçlarını karşılamak büyük zorluklar getiriyordu. Bu da vergilerin artması budunun daha fazla yoksullaşması anlamına geliyordu. Çin-Tibet savaşı sürdüğü için de bu ordunun varlığı sürmek zorundaydı. Aslında eski bir Türk yurdu olan Kansu'ya el atmak isteyen Tibetliler bu bölgeyi almak için sürekli olarak yüklenmekteydiler.
    
    751 Yılında Talas'ta (Bugün Kırgızistan sınırları içinda) Çin ordusu Araplarla karşılaşmış, büyük bir hezmiet yaşanmış, Arapların galip geldiği bu savaşın ardından Çinli Sanggün (General) Kao Hsian-chi bir kaç bin çeri ile ancak canını kurtarmıştı. 
    Bu çok önemli savaşın ardından Çin neredeyse bin yıl süre içinde Orta Asya'da (Özellikle Tarım Havzası'nda) egemenlik kuramayacaktı.
 
    Tang Hanedanı iyice zayıfladı. 
    İmparator Husian- tsung devlet işleri ile uğraşmak yerine, bütün bu kötü duruma rağmen, zamanını eğlenmek, yemek içmekle geçiriyordu. Devlet yönetimini büyük oranda Başbölünü(Vezir) Yang Chüan'a bırakmıştı. Kendisi onun kızkardeşi olan Yang Kui-fei ile gönül eğlendiriyordu. 
 
    İşte o günlerde Çin'in karayanında sınırda, Ho-pei ve Shan-si illerinin sınır sakçılarının (Nöbetçi) başı olan Türk asıllı An Lu-Shan (Onluk) adlı sanggün Tang Hanedanı'na başkaldırdı. 
     Amacı bir saray darbesi yapmak ve yönetimi ele geçirmekti. 
     Çok yetenekli, gözüpek, cesur, yiğit bir o kadar da alçak gönüllü ve sevilen biriydi An Lu-Shan. 
     Zamanında imparatorun metresi Yang Kui-fei'yi etkilemeyi başarmış, onun sayesinde İmparator Husüan-tsung'un gözüne girmiş ve orununu (Mevkii) yükseltmişti. Yönettiği ordu büyük oranda Çinlilerden oluşsa da yönetim ve üst orunlar tamamen Türklerin elindeydi. 
    İmparator bunu nedenini sormuştu kendisine.
    "Neden daha çok Türklere görev veriyorsun?"
    "Çünkü Türkler sade ancak savaşçı kişilerdir. Onlar iyi savaşırlar. Yönetmek de kolaydır."
    Başkaldırı 755 yılında başladı.
    Soygum (Shih Sih-ming) adlı bir başka Türk sanggün de destek verdi.
    Tam 150 bin atlı hazırdı.
    An Lu-Shan ordusuyla Ho-pei'nin gündoğusuna yöneldi. Lo-yang yakınlarında Tang ordusunu yendi. Ardından Lo-yang'ı ele geçirdi. Burada kendisini imparator ilan etti. 
    Tang ordusu Başkent Ch'ang-an'ın gündoğusunda Tun-huang'a beklemeye geçti. Ancak bu ordu mutsuzdu. Çünkü gözde iki sanggün Hsüan-tsung tarafından anlamsızca katledilmişti. Bu ordunun başına Karluk Türkü Koşu Han getirilmişti. 
    An Lu-Sahan ordusu ile ilerledi. Koşu Han'ı kolayca yendi. Kendisini çok sayıda ordubaş ile birlikte tutsak etti. 
    İmparator Hsüan-tsung başkentte kalamazdı artık. Ch'ang-an'ı terk edip Sih-ch'uan eyaletinde bulunan Ch'eng-tu kentine çekildi. 
    An Lu-Shan Ch'ang-an'ı aldı. 
    Gücü çok artmıştı.
    Bu sırada Hsüan-tsung yanındakilerin ve çerinin baskısı ile Başbölününü de öldürttü. Ancak çeri metresinin de başını istiyorlardı. O da öldürüldü.
    İmparatorun oğlu  Li Heng, babasına karşı geldi. Ondan ayrıldı ve Kansu İlinde Ling-fu'ya gelerek kendisini Su-Tsung adı ile imparator ilan etti. Böylece Çin'de aynı zamanda üç imparator bulunuyordu. Bu da iç kavganın çok uzun süreceği anlamına geliyordu. 
    Bu sırada başkentte bir kargaşa çıktı. Başkaldırıyı asıl başlatan kişi olan An Lu-Shan oğlu An Ch'ing-shui tarafından öldürüldü. 
    Sokum, bu oğlanın buyruğuna girmeyi reddetti. Bu kargaşa içinde Su-Tsung durumunu güçlendirdi ve başkaldırıyı tamamen bitirmek için Uygur Kağanı Bayançur'dan yarıdm istedi.
    Uygur Kağanı Bayançur 757 yılında Kuo Tse-i'yi büyük bir heyetle elçi gönderdi.
    Bir zamanlar Tangların buyruğunda olan Uygur Bey'i Buku Kain de heyetteydi.
    Uygur elçileri çok aşır koşullar ileri sürdüler. Şöyle ki: Ch'ang-an ve Lo-yang başkaldıranlardan temizlenecek, ardından tüm taşınmazlar Tanh Hanedanı'na bırakılacak ancak iki kentteki altın, gümüş, eşya, kadınlar ve kızlar Uygurlara verilecekti. Ayrıca Çin sarayından bir konçuy Uygur Kağanı'na gelin olacaktı. 
    Su-Tsung bu anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldı. 
    Bayançur Kağan, oğlu Yangu Tigin yönetiminde 50 bin savaşçıyı Çin'e yardıma gönderdi. Çin yadag (yaya) çerisi ile birleşen Uygur atlıları başkaldıranlara saldırdı. 
    Önce başkent alındı. Başkaldıranlar Tun-huang'a çekildi. Ardından Lo-yang düştü. Uygurlar anlaşma koşulları gereği istediklerini aldılar.
    Başkaldıranlar birbirlerine düştüler. 
    Sokum, An Lu-shan'ın oğlu An Ch'ing-shui'yi öldürdü.Bütün orduyu buyruğuna aldı. Kendisine efsanevi Sarı İmparator'un orununu vererek Lo-yang'a yöneldi. 
 
   O sırada Uygur Kağanlığı Bögü Kağan'ın (El Tigin) yönetimine geçmişti. 
   O sırada 762 yılına gelinmişti. 
   Çin'deki karışıklık sürüyordu.

   Su-Tsung, oğlu T'ai-tsung'u Bögü Kağan'a elçi gönderdi ve yardım istedi. 
   Bögü Kağan yadım için Çin' geldi.
   Büyük bir törenle karşılandı. 
   Bögü Kağan çok gururlu davrandı ve huzuruna gelenlerin yüzüne bakmadı. Onlar yerlere kadar eğildiği gibi İmparatorun oğlu da aralarında olmak üzere dans ederek Bögü Kağan'ı esenlediler. 
 
   Sonunsa başkaldırı Bögü Kağan'ın yardımı ile bastırıldı.
   Yedi yıl sürmüş, Çin buduna büyük korku yaşatmış ve çok kişi ölmüştü.
   Kaynaklar bu iç karışıklık sırasında Tang İmparatorluğunun 53 Milyon olan insan sayısı 17 milyona düşmüş, 36 milyon insan başkaldırı savaşlarında, açlıktan ve hastalıktan ölmüştü. 
    
    
    



25.02.2016
1158






Benzer Konular

  • Rahmetli Çetin Vural’a Yır’ımdır!

      Bir kaç gün geçti. Duygularım ancak oturdu yerine. … ve kabulüm yerini buldu ancak! Düğüm düğüm boğazımda söylemek istediklerim… Elim[...]

  • EMİRGAN

    EMİRGAN adı nereden gelir? Sultan IV Murat ilk İran seferinde... Revan (Bugünkü Erivan) kuşatılmış. Revan kalesini İranlı Emirguneoğlu Tahmasb[...]

  • VARVAR ALİ PAŞA

    Sultan İbrahim zamanı... Tarihlere Deli İbrahim diye geçen zat... Padişah gemi azıya almış. Sefahatin zirvesinde. Öyle ki en büyük tutkusu hatun,[...]

  • CENGİZ ALDEMİR’İN ARDINDAN…

                                       [...]

  • MOĞOLLAR VE TATARLARIN BİRBİRLERİ OLAN İLGİSİ NEDİR?

        Moğolların fetih ve egemenlik yöntemi tartışılmayacak kadar basit ve ilkeldi. Cengiz Han, kalabalık ordusu ile bir kente[...]

  • AKINCI OCAĞI NASIL SÖNDÜ?

    Padişah III. Mehmet zamanı...   Serdar Koca Sinan Paşa Bükreş'e girmiş ardından Tergonişte'ye geçmiş... Sonra tekrar Bükreş'e gelip orada on[...]

  • ATSIZ’IN ROMANLARI ASLINDA NEYDİ?

     Elbette kutlu bilgenin romanlarını yorumlamanın, onun ulaşılmaz düşlerini romanlarından yola çıkarak anlatmanın zorluğunun farkındayım.  [...]

  • NECDET SEVİNÇ

    Efsane kişileri yazmak zordur. Özel bir yazı kolaylığı geliştirilememiştir onlar için. Keşke ben yapabilseydim!   Durup dururken destan[...]

  • KÜR ŞAD HAKKINDA

    Nihal Atsız Hoca’nın Türk Milleti’ne kazandırdığı, tanıttığı, unutulmaz kıldığı bir isimdir. Bugün pek çok çocuğun, gencin, büyüğün ad ya da unvan[...]

  • HUN HAKANI HUVEİ HAN’IN ÇİN ELÇİSİNE VERDİĞİ CEZA!

      Henüz düşülmemiş tarihler MÖ 114 yılını işaret ediyordu. Ulu Hun Hakanı İçisiye Tanhu uçmağa varmış, yerine oğlu Huvei Tanhu oturmuştu, altın[...]

  • BAGATIR KULİ ÇUR

                    Not: Adını bilmediğimiz Türk kahramanlarının anısına, yiğit Suat Ezirmik ağabeyime[...]

  • İstanbul Türk olana dek kaç kez kuşatıldı?

              Ah İstanbul ah! Değerini bilemediğimiz, tüketmek için asırlardır çabaladığımız güzel kent. Biz, bizim olduğun[...]

  • TARİH VE BİLGİ...

                          Zamanım çok kısıtlı. Yapmak dilediklerimi, yapabilmek için[...]

  • DUBAİ

                                 Zaman zaman yaptığım gezilerimden birinde,[...]

  • "AHMET ALKANAT” HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞTU

        Ahmet Alkanat, Süleyman Yüce, Ahmet Haldun Terzioğlu              SINIFTA ÜÇ ÜLKÜCÜYDÜK... [...]

  • “ŞEHİT ÜSTEĞMEN, İZZETTİN POLAT”

                            Size hüzünlü, gerçek bir hikâye anlatacağım! [...]

  • DOSTUM, İYİ İNSAN, “NECDET KURU”

                                             [...]

17 Ağustos 2016 00:23

TÜRK

Her şey iyi güzel de Uygurlar'ın kadın istemesi de ne oluyor? Nedir bu Çinli kadın merakı? Yabancı uyruklu kadınlardan yeterince başı yandı Türk budunun. İlk örneklerinden biri Teoman ve Mete Hanlar değil midir? Yani buradan çıkarmamız gereken altın öğüt: tarihte erkeklerini saf dışı bırakıp yönetime el atan yabancı kadınlar suçlanmamalı aksine onları içimize sokan kadın hastası erkekler suçlanmalı. Beni de yurdumdan alıp adamın birine cariye etseler bende imkanım dahilinde ki der kötülüğü yaparım. Yani bunca söylenmenin sonunda sonuca gelecek olursak: kadınları antlaşma maddesi olmaktan, alınıp satılan mal olmaktan kurtaramadıkça bize gelişmek haramdır..

Yorum Yap

İsim: E-Posta: Mesajınız: