SOSYAL AĞLAR

AKINCI OCAĞI NASIL SÖNDÜ?


Padişah III. Mehmet zamanı...

 

Serdar Koca Sinan Paşa Bükreş'e girmiş ardından Tergonişte'ye geçmiş... Sonra tekrar Bükreş'e gelip orada on beş gün kalınacağını buyurmuş...

Ancak maneviyatı yıkılmış asker bir an önce Eflak'ı terk etmek istemekteydi. Bu baskı oluşturdu ki dinlenme zamanı dolmadan yola çıkıldı.

Koca Sinan Paşa Bükreş'ten ayrılırken bir ay önce kendisinin yaptırdığı ahşap kaleyi yıktırdı. Burayı koruyan 2000 askeri de yanına aldı.

Ordu çekiliyordu ancak ne düzen vardı ne intizam. Toplar ve mühimmat arabaları yüklenmiş, asker büyük bir karmaşa halinde... Yerköyü'ne doğru...

 

Sonunda Yerköyü'ne ulaşılıp üç gün mola verildi. Serdar askerin dinlenmesini buyurdu.

Bu sırada Eflak'ın içine dağılmış gaza eri Akıncılar dönerek Yerköyü'ne geldiler. Onlar da ayrı bir karmaşa yaratacaktı ki yanlarında bolca ganimet, esir vardı. Binlerce araba dolusu ganimetle ve binlerce esirle Yerköyü'nü doldurmak üzere köprüyü geçmek istediklerinde Serdar Koca Sinan Paşa büyük bir hata yapıp bu geçisi durdurdu. Akıncıların yanlarında getirmiş olduğu ganimetten ve esirlerden hazine hakkı olan beşte birinin köprü üzerinde tahsili için buyruk verdi. Yoksa geçişlere izin verilmeyecekti.

Köprü zaten kalabalıktı ve karmaşa hakimdi. Bu halde iken hesap yapıp mal ve esir ayırmak öylesine imkansızdı ki! İzahı dinlemedi Serdar!

Böylece köprü üzerinde vergi vermek için uzun kuyruk oluştu Akıncılar.

Bu sırada Eflak vouvodası Mihail, akıncıların ardından, onları tutmak için kalabalık bir ordu ile geliyordu. Atlarının üzerinde ve hareketli iken etkili akıncılar, malları ve esirleri ile köprüde akılsız bir paşanın buyruğu ile sırada bekliyorlardı. Çoktan karşıya geçmeli ve önlem almalıydılar.

 

Düşmanın yaklaştığı haberi ile buyruğunu kaldıran ve hemen karşıya geçilip hazine vergisinin tahsilini sonraya bıraktıran Sinan Paşa geç kalmıştı buyruğunda. Ne asker tam olarak geçebildi ne Akıncılara sıra geldi. Üstelik toplar ve mühmmat da köprüde kaldı.

 

Eflak Voyvodası Mihail 27 Ekim 1595'de Yerköyü Köprüsüne ulaştı.

Akıncılar Tuna'nın karşı yanında düşmana açık av olarak öylece yakalanmışlardı.

Umutsuzca savaştılar kat kat fazla düşmanlar.

Büyük bir facia yaşandı. Akıl almaz bir kıyım...

Düşmanın en büyük kızgınlığı onlara aman vermeyen Akıncılaraydı ya bunun acısını çıkardılar.

Kuşatılıp ezildiler, kırıldılar, Şehit oldular Akıncılar.

Koskoca Akıncı Ocağı orada tükendi, söndü.

Daracık alanda savunmasız kalıp gereğince savaşamadan öldü civanlar.

Akıncının kökü kurudu, Ocak bir daha yanamaz duruma düştü. ÜStelik Yerköyü düşmanın eline geçecekti çünkü Akıncıları İmha eden Mihail Yerköyü topa tutacak ve bu işte de Türk toplarını kullanacaktı. Yerköyü ancak üç gün dayanabildi. Yerköyü'nde Türkler tamamen kılıçtan geçirildi. Buradaki kırk top da Miahil'indi artık.

Daha da kötü işler olacaktı ancak bu sırada Kırım Han'ı Gazi Giray'ın ordusu Boğdan topraklarına girmişti.

Bunu duyan Mihail bölgeden uzaklaştı.    

 

 

Olan Akıncı ocağına oldu!

 

 




11.02.2014
1892






Benzer Konular

  • ATSIZ’IN ROMANLARI ASLINDA NEYDİ?

     Elbette kutlu bilgenin romanlarını yorumlamanın, onun ulaşılmaz düşlerini romanlarından yola çıkarak anlatmanın zorluğunun farkındayım.  [...]

  • KÜR ŞAD HAKKINDA

    Nihal Atsız Hoca’nın Türk Milleti’ne kazandırdığı, tanıttığı, unutulmaz kıldığı bir isimdir. Bugün pek çok çocuğun, gencin, büyüğün ad ya da unvan[...]

  • HUN HAKANI HUVEİ HAN’IN ÇİN ELÇİSİNE VERDİĞİ CEZA!

      Henüz düşülmemiş tarihler MÖ 114 yılını işaret ediyordu. Ulu Hun Hakanı İçisiye Tanhu uçmağa varmış, yerine oğlu Huvei Tanhu oturmuştu, altın[...]

  • BAGATIR KULİ ÇUR

                    Not: Adını bilmediğimiz Türk kahramanlarının anısına, yiğit Suat Ezirmik ağabeyime[...]

  • “ŞEHİT ÜSTEĞMEN, İZZETTİN POLAT”

                            Size hüzünlü, gerçek bir hikâye anlatacağım! [...]

Yorum Yap

İsim: E-Posta: Mesajınız: